Leonberger cinsi köpek, hayvan cinsi üreticisi olan Alman Heinrich Essing tarafından geliştirilmiştir. Bu cinsin geliştirilmesinde St Bernard, Newfoundland ve Pirene Dağ köpeği cinslerinden ilham alınmıştır. Leonberger cinsinin üretimi ve geliştirilmesi Almanya Wurttemberg’te 1846 yılında yapılmıştır. Alman geliştirici Heinrich Essing, Wurttemberg sancağındaki aslana benzeyen bir köpek üretmek istemiş ve bu cinsi ortaya çıkarmıştır. Leonbergerin sahip olduğu açık kahverengi kürk ve yele bunun ispatlarındandır. Avusturya Kraliçesi Elizabeth, Galler Prensi, Bismark, 2. Napolyon ve İtalya kralı Umberto ve diğer birçok kraliyet ailesi mensubu leonberger cinsi köpekten beslemiştir. Böylece bu cins köpe kısa zamanda ünlenmiştir.

1800lü yılların sonlarında leonbergerin diğer ülkelere ihracatı başlamıştır. İlk ülke ise Rusya olmuştur. Fakat 1. ve 2. Dünya Savaşları, bu ırkın soyunu neredeyse tüketmiştir. 2. Dünya Savaşı sonunda bu ırktan birkaç tane anca kalmıştı. 1945 yılında ise Alman üreticiler, leonbergerin son kalanlarını biraraya topladı ve çoğalttı.

Leonberger cinsi, asil ve iri bir cinstir. Yüzünde siyah maskesi vardır. Dudağı ve burnu siyahtır. Genelde salyası akmaz. Koyu kahverengi gözleri yumuşak bakışlıdır. Kulakları düşük ve orta büyüklüktedir. Güçlü boynu ve sarkmayan derisi vardır. Kürkü genelde kahverengi tonlarındadır fakat bazılarında kızıla da kaçabilir. Su geçirmez kürke sahiptir. Kalın yelesi vardır. Parmak aralarında perdesi vardır bu sebeple kolay yüzerler.

Neşeli ve zekidirler. Özellikle sahiplerine karşı sevgi doludurlar. Diğer hayvanlarla ve çocuklarla çok iyi anlaşırlar. Yüz ifadesi şirindir. Ailesine çok bağlıdır. Sahibine oldukça sadıktır. Çok iyi bir dosttur. Özellikle çocuklara karşı çok sabırlıdırlar. İstemedikleri durumla karşı karşıya olduklarında saldırmak yerine uzaklaşmayı tercih ederler. Erken yaşta sosyalleştirilmeleri gerekir. Apartmanda yaşamaya uygundurlar. Önemli olan sahibinin ona cana yakın davranmasıdır. Sahibi yanında ve ilgili olduğu sürece her yerde yaşayabilir.

Kalça, göz, kemik rahatsızlıkları yaşamaya uygundurlar.

Bakım

Tüylerini haftada bir taramanız yeterlidir. Kulaklarının ve tırnaklarının temizliğine dikkat etmelisiniz. Yalnızca gerektiğinde banyo yaptırmalısınız. Mevsim geçişlerinde tüy dökerler.